DAĞ TURİZMİNİN ÜLKE İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

DAĞ TURİZMİNİN ÜLKE İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ



Türkiye’ye yönelik Dış turizm hareketlerinin, ağırlıklı olarak Kıyı ve Ören turizmi ile İstanbul olgusuna dayandığı bir gerçektir. Türkiye’de varolan İç turizm hareketlerinin ise, yine ağırlıklı olarak Deniz turizmine, ikinci olarak ta Kaplıca ve Kış turizmine bağlı olarak geliştiği görülmektedir.

Ülke düzeyinde yaygın ve geleneksel olarak sürdürülen YAYLACILIK hareketleri ise İç turizm yapılması ve sağlıklı iklimde bulunmanın yanı sıra, daha çok tarım ve hayvancılık üretimine yönelik ekonomik bir uğraşıyı kapsamaktadır.

Türkiye için dağ turizminin önemi, başta Ağrı dağı olmak üzere Hakkari-Cilo ve Sat Dağları, Rize-Kaçkar, Kayseri-Erciyes ve Niğde-Aladağlarına yönelik Dış turizm talebinin varlığından ileri gelmektedir. Kış turizminde ise Avrupa ülkeleriyle rekabet etmemiz genel olarak mümkün gözükmemektedir.

Ancak bu uygulamadan beklenilen yaraların elde edilebilmesi için yukarıda anılan merkezlerin İç ve Dış turizme dönük olarak, diğer öncelikli kış sporları merkezlerinin ise daha uzun bir süre, İç turizme dönük olarak, planlı ve düzenli olarak geliştirilmesi gerekmektedir.

Türkiye’de Dağ turizminin ve onun en etkin kolu olan Kış turizminin dışa dönük bu özelliklerinin yanı sıra, İç turizmin dönük boyutlarının giderek daha çok önem kazanmaya başladığı her geçen yıl görülmektedir.

Yaz mevsiminde tatil yapma ve dinlenme alışkanlığı kazanan insanlar, ağır kent yaşamı ve kış koşullarından kurtulmak, çevre sorunları ve kirli hava ortamını değiştirmek amacı ile kış mevsimi de tatil yapma ve dinlenme gereksinmesi duymaya başlamış ve bu hareketlerin yöneldiği odak noktalarını ise dünyada olduğu gibi Türkiye’de de “Kış turizmi” ve “Kış sporları” merkezleri olmaya başlamıştır.

Özellikle son yıllarda Türkiye’de özel arabalı insan sayısının artması, hafta sonu tatillerinin 2 gün olması ve tüketim gücündeki artışlar nedeniyle Yaz turizminin yanında Kış turizmine de katılımlar hızlanmaktadır.

Ülkemizde görülen hızlı kentleşme yaylacılık hareketlerine de önem kazandırmaktadır. Türkiye, bu tür turizm hareketlerinin gelişimi yönünden henüz yeni deneyimlere sahip bir ülke görünümündedir.

DAĞ TURİZMİNDE ULUSAL POLİTİKA

“Amaçlar ve Yararlar”

Amaçlar:
-Sosyal ve ekonomik açıdan yeterince kalkınmamış olan dağlık ve ormanlık yörelerin kalkınmasına katkıda bulunmak ve hızlandırmak.
-Bu yörelerdeki doğal değerleri ve doğal çevreyi koruyarak kullanmak.
-Turizm mevsimini yazdan kışa aktararak uzatmak ve turizm çeşitliliği sağlamak.
-Kışın işsiz kalan vasıflı turizm personelinin yıl boyu ve sürekli olarak bulunmasını sağlamak.
Yararlar:
-Sanayileşme ve kentleşme sürecine bağlı olarak oluşan iç turizm talebinin karşılanması,
-Alt ve üst yapı yetersizliği nedeniyle bu konuda yurt dışına yönelen talebin karşılanması,
-Yurt dışında ülkemiz dağlarına yönelik dağcı turist talebinin karşılanması,
-Bu yörelerden yararlanarak halk sağlığının ve işgücü veriminin korunması.


Dağ sporları ve Dağ turizmi bakımından önem taşıyan bu yörelerin tanıtımı için aşağıdaki başlıklar altında incelenmesi gerekir.
- Yer ve konum
- Jeolojik yapı ve yer şekillenmesi
- Hidroloji
- İklim durumu
- Ulaşım durumu
- Gezi ve tırmanışlar


DAĞ VE KIŞ SPORLARI İÇİN ELVERİŞLİ ALANLARIN YER SEÇİMİ VE ÖNCELİKLERİNİN BELİRLENMESİ

-Dağ sporları için-
 Deniz seviyesinden yüksek veya
à
yersel olarak değişken bir topografya sunan ve yükseklik farkı gösteren yerler
 Dağcılık uygulamalarına olanak veren yapısal oluşum ve özelliklere
à
sahip, manzara güzellikleri olan yerler
 Ulaşılabilir durumda ve can
à
güvenliği bulunan yöreler

-Kış sporları için-
 Alp disiplini kayak
à
uygulamaları için 3000 metreden, Kuzey disiplini için 1650 metreden yüksek olmayan, yeterli uzunluk, yükseklik farkı, eğim ve genişliklere sahip alanlar ve yamaçlar
 Karın yerde kalma süresinin uzun olduğu yerler
à

 Bağıl nem
à oranı düşük, güneşli günleri çok olan iklim yörelerinde, Türkiye için dağların kuzeye bakışlı yamaçları üzerinde yer alan alanlar
 Manzara güzelliği
à
bulunan ve çevresi tercihen ormanla kaplı bulunan alanlar
 Heyelan ve çığ
à
tehlikesi bulunmayan alanlar, içme ve kullanma suyu ihtiyacı için yeterli kaynaklara sahip alanlar
 Ulaşım sorunu bulunmayan ve herhangi bir yerleşim
à
merkezine ulaşılabilir durumda olan yerler


GENEL SONUÇLAR VE ÖNERİLER

Ciddi bir planlama, doğal çevreye ve mimariye uygun bir yapılanmayla oluşturulan Dağ turizmi ve Kış sporları merkezleri, dünya turizm hareketleri içinde önemli çekim noktalarını teşkil etmeye başlamışlardır. Örneğin 1990 yılında dünya turizm hareketlerine katılmış olan yaklaşık 400 milyon insanın 100 milyona yakın kısmını “Dağ ve Kış turizmi” yapanlar teşkil etmiştir.

Bu rakamın yaklaşık 50 milyonunu Avrupa ülkeleri, 50 milyonunu ise Amerika, Kanada ve Japonya gibi ülkeler kapsamaktadır.

Türkiye ise,hızlı kentleşme ve sanayileşme süreci içerisine girmiş, turizmde önemli beklentileri olan, Dağ turizmi ve Kış sporlarına elverişli, zengin doğal çevre ve kaynak değerlere sahip bir ülkedir. Oysa bu elverişli koşullara rağmen, Türkiye’de “Dağ ve Kış turizmi” ile bu tür turizm hareketlerinin itici gücü olan”Dağ ve Kış sporlarının” yeterince geliştirilmediği görülmektedir.

Türkiye’de son yıllarda içe ve dışa dönük Dağ turizmi hareketlerinde önemli gelişmeler görünmektedir.

Türkiye’de, uzun yıllar kıyı turizmine önem ve ağırlık verildiği için, kıyı yörelerimiz yoğun ve hızlı yapılaşmaya sahne olmuştur. Oysa Türkiye’de yıl boyu turizm yapılması ve vasıflı turizm personelinin yıl boyu dengeli istihdamı için turizm çeşitliliğinin artırılması gerekmektedir.Bu nedenlerle gerek kıyı bölgelerinde yoğunlaşan turizm hareketlerinin iç bölgelere kaydırılması, gerekse yıl boyu turizm yapılması ve turizm çeşitliliğinin sağlanması için, Türkiye’de Dağ ve Kış turizmi ile onun itici kolu olan Dağ ve Kış sporlarının ciddi ve planlı olarak ele alınması ve geliştirilmesi gerekmektedir.

Türkiye, dağ turizmi ve dağ sporlarına elverişli zengin kaynaklara sahip bulunmaktadır. Bu nedenle ülke ve bölge ölçeğinde önem taşıyan başlıca kış turizm merkezleri ile uluslar arası önem taşıyan dağlık yörelerimizin öncelikle ele alınması ve planlı olarak yatırımlara açılması kaçınılmaz gözükmektedir.


DAĞ TURİZMİ DAĞCILIK SPORUNA İLİŞKİN ÖNERİLER

1. Başta Ağrı dağı olmak üzere Rize-Kaçkar, Kayseri-Erciyes ve Niğde-Aladağlar, öncelikli yüksek dağlık yöreler olarak ele alınmalı ve değerlendirilmelidir.
2. Yukarıda adı belirtilen dağlık yörelerin ana konaklama noktalarında karakol ve sportif amaçlı hizmetlerle birlikte konaklama olanağı da verecek şekilde ÇADIRLI KAMP ve DAĞ EVLERİ kurulması sağlanmalıdır
3. Rize-Kaçkar dağlarında Ayder ılıcasının güneyinde kalan KAVRON vadisi ve havzası MİLLİ PARK olarak ele alınmalı ve değerlendirilmelidir.
4. Turizm Bakanlığı ve Dağcılık Federasyonu işbirliği ile DAĞ REHBERLERİ yetiştirme kursları açılarak dağ rehberleri yetiştirilmeli, mevcut rehberler ise kısa süreli yabancı dil kurslarına alınmalıdır.
5. Turizm Bakanlığı ile TÜRSAB işbirliği halinde, en az 5 yılda bir, yüksek dağlarımızı tanıtıcı DAĞCILIK broşürü, kitap ve renkli film gibi yayınlar hazırlanmalı ve yurt dışında dağıtımı yapılmalıdır.

KIŞ TURİZMİ VE KIŞ SPORLARINA DÖNÜK ÖNERİLER

1. Bu merkezlerden özellikle Burs-Uludağ, Bolu-Köroğlu dağı, Kayseri-Erciyes, Kastamonu-Ilgaz dağı, Erzincan-Munzur dağı, Erzurum-Palandöken ve Kars-Sarıkamış öncelikli “Kış turizmi ve Kış sporları” merkezleri olarak ele alınmalı ve geliştirilmelidir.
2. Yukarıda isimleri belirtilen orta yükseklikteki dağlık ve ormanlık yörelerin planlı olarak ele alınması ve buralarda gerçekleştirilecek yatırımların doğal çevreye ve yöresel mimariye uygun olmasına özen gösterilmelidir. Bu merkezlerle ilgili uzman kişilerce hazırlanmış yerleşim planları hazırlanıp onaylanmadan, gelişi güzel yapılanmalara izin verilmemelidir.
3. Turizm Bakanlığı ve G.S.G.M işbirliği ile kayak merkezlerinde her düzeyde sporcunun can güvenliği içinde spor yapması, yeterli sayıda mekanik tesis kurulması, serbest kayak pistlerinin hazırlanması, diplomalı kayak öğretmeninin yetiştirilmesi esas alınmalıdır.
4. Ayrıca Ağrı, Süphan dağı, Palandöken dağları, Erzincan Munzur dağı, Bolkar dağı, Hasandağı ve Erciyes dağının kuzey yamaçları ile Uludağ’ın doğu kesimleri HELİKOPTERLE kayak uygulamaları için çekici özelliklere sahiptir. Türkiye’de bu tür kayak uygulama alanlarını değerlendirilmesi için ön hazırlıklara başlanması yerinde olacaktır.





DAĞ VE KIŞ TURİZMİ İLE İLGİLİ TANIMLAR


Dağ Turizmi:

Dağlık ortamda bulunma, dinlenme ve tatil ile dağ sporları yapma uğraşılarını kapsayan bir turizm hareketidir.

Dağ Sporları:

Dağlık yörelerde sürdürülen sportif amaçlı gezi, yürüyüş, tırmanma ve kayaklı uygulamaları kapsayan, bireysel veya toplu olarak yapılan, belirli araç ve gereçlerin doğa koşularına ve yazılı kurallara uygun olarak kullanıldığı bir spor dalıdır.

Kış Turizmi:

Genellikle karlı ortamlarda yapılan ve kış sporları uygulamalarının ağırlıklı olarak geliştirildiği merkez ve alanlar üzerinde yoğunlaşan bir turizm hareketidir.

Kış Sporları:

Belirli araç ve gereçler kullanılarak, belirli kurallara uyularak, belirli özelliklere sahip karlı ve buzlu ortamlar üzerinde bireysel veya toplu olarak yapılan serbest ve yarışma amaçlı spor uygulamalarıdır.

Kayak Sporu:

Farklı yükseklik, uzunluk ve eğimlere sahip karlı yamaçlar veya yüzeylere sahip ortamlarda, farklı özellikte kayaklar, kayak araç ve gereçleri kullanılarak yapılan spor dalıdır.

Kayak Mekanik Tesisleri:

Kayak alanları veya kış sporları merkezlerine özgü taşıma veya ulaşım araçlarıdır. Bunlar;
1. Teleski (askılı taşıyıcı)
2. Telesiyej (sandalyeli taşıyıcı)
3. Teleferik
4. Tele kabin
5. Dağ trenidir.



DÜNYA TURİZM PAZARINDA DAĞ VE KIŞ TURİZMİ

Günümüz dünyasında, turizmde aşama yapmış ülkeler kıyı, ören ve kültürel kaynaklara dayalı turizm hareketlerinin yanı sıra, ayrıca turizm çeşitliliğini artırmak, turizm mevsimini uzatmak ve vasıflı turizm personel istihdamını yıl boyu sürekli kılmak amacıyla ülkelerinin sahip olduğu Dağ ve Kış turizmi olanaklarından da etkin bir şekilde yararlanma yoluna girmişlerdir.

A.B.D, Kanada, Avusturya, İsviçre, Almanya, İspanya, Fransa, İtalya, Yugoslavya ve Romanya gibi ülkeler, kış turizminin gelişimi konusunda büyük aşamalar yapmışlardır.kış turizmine elverişli kayak alanları sınırlı kullanım verdiği halde, Yunanistan bile bu konuda geniş kapsamlı bir yatırım ve tanıtma çalışması içerisine girmiştir.

Ancak Kış turizminde aşama yapmış olan bu ülkelerdeki turizm hareketleri incelendiğinde Dağ ve Kış turizmi ile Kış Sporlarının büyük bir önem taşıdığı ve Kış turizmi uygulama alanlarını Kış Sporları merkezlerinin oluşturduğu görülür.

Şimdi bazı Batı Avrupa ülkelerinde (Avusturya, Fransa, İsviçre)* Dağ ve Kış turizminde yapılan atılımları değerlendirelim.

Avusturya:
Avusturya’da kış turizmi yapılan merkez sayısı 325 adettir. Bunlardan 82 tanesi uluslararası nitelikte olup, 1987 yılını kapsayan araştırma ve tespit çalışmalarına göre, sadece uluslararası nitelikte olan yerlerdeki toplam yatak sayısı 447.100 olarak belirlenmiştir. Bu merkezleri yılda yaklaşıl 4milyon yabancı turist ziyaret etmektedir, ortalama kalış süresi ise 7 gün olarak tespit edilmiştir.
Avusturya’yı yılda yaklaşık 16 milyon yabancı turist ziyaret etmektedir ve bu oranın % 22-25’ini Dağ ve Kış turizmi yapanlar teşkil etmektedir. Yukarıda değinilen 82 merkezde toplam 2083 mekanik tesis bulunmaktadır.

Fransa:
Fransa’da uluslar arası nitelikte 20 Kış sporları merkezinde toplam 33 ana istasyon bulunmaktadır. Bu merkezlerde yer alan yatak sayısı 546.490, mekanik tesis sayısı ise 1176’dır.
Fransa’da yer alan Kış turizm merkezlerini yılda yaklaşık 1 milyon yabancı turist ziyaret etmektedir ve 4 milyona yakın da yerli turist ziyaret etmektedir.

İsviçre:
Dağ turizmi ve Kış sporlarının bir başka vatanı olan İsviçre’de ise hem genel turizm hem de Dağ turizmi hareketlerinin en ileri uygulamalarının yapıldığı dünyaca bilinen bir gerçektir.
İsviçre’de uluslar arası nitelikte 53 Dağ turizmi ve Kış sporları merkezi bulunmaktadır.Bu merkezlerde toplam 448.390 yatak, 1519 adet mekanik tesis yer almaktadır.




Yorum Yaz